Nereden Başlamalı? İlk Sigaram…

Aslında yazının başına oturmadan önce çokça konu belirlemiştim kendi kendime. Anılarımı yazacaktım mesela. İlk aşkımı. Siyasi çalışmalarımı. Çektiğim derin acıları yazacaktım yaşadığım ulaşılmaz mutlulukları. Ruhumun ve bedenimin bir bütün olduğu benliğimde yer tutan tüm bu yazı başlıklarını nasıl birbirinden ayıracağım. Çok mu zor? Evet, belki.

Neden zor peki?

Örneğin ilk siyasi çalışmamı yazarken aşık olduğum kadını nasıl başka başlık altında anlatacağım?

1 Mayıs kutlamlarına el ele  gittiğim kadınla mutluyken yediğim biber gazının acısını nasıl birbirinden ayırıp başka başlıkta yazacağım?

”aman bunda ne var canım yaz gitsin” derken kulağımda Rodrigo’nun gitar konçertosu çalıyor. Al sana zor bir ayrım daha. Farklı zamanlarda farklı yerlerde farklı duygularla dinlediğim bu konçertoyu nasıl farklı başlıklara ayırayım?

Yok olmayacak sanırım. En iyisi ben bir sigara yakayım. İlk sigaradan mı başlasam? Fena fikir değil aslında.

Dur olacak galiba ilk ne zaman içmiştim sigarayı? 9 ya da 10 yaşlarındaydım. Büyük halamın piç büyük oğlu bana hiç sigara içtin mi diye sordu? Hayır dedim. Meğer piç içiyormuş sigara. Benden 3 yaş büyüktü. Neyse dağılmadan konumuza dönelim. İçmek ister misin diye sordu? Olur dedim. Etrafımdaki büyükler sigara içerdi ama ben hiç oralı olmamıştım o zamana kadar. Sürekli babama sigara aldığım için kimse yadırgamaz düşüncesiyle gittim bir paket sigara aldım. Kısa Maltepe. Babamın sigarası. Başka ne alacaktım ki? Başka sigara mı biliyordum. Tabii sonraları hepsini içtim test ettim sözde en iyisini bulup onunla yaşamaya başladım o ayrı. Sigarayı aldıktan sonra Babaannemlerin eski bir ahırı vardı onun önüne gittik. Zaten oralardan kimse geçmediği için yaktık sigaraları. Baktım piç nasıl içiyor tiryaki meğer göt. Ben nasıl içiliyor diye sordum. Baksana bana ya garibim ne kadar da masumum o zamanlar. Sonraları azılı bir bağımlı olacağımdan habersizim tabii. İçine çekeceksin dumanı dedi ve bende çektim içime çekmez olaydım. Daha ilk nefeste başım döndü sendeledim. Ulan ne ağır bir sigaraymış meğer Maltepe. Babam bunu nasıl içiyor fosur fosur diye sordum kendi kendime. Neyse ben daha sigaranın yarısına gelmeden o tiryaki piç kuzenim sigarayı bitirdi. Baktım bitmiyor yarısında attım güzelim maltepeyi. Koydum sigarayı cebime. Oradan çarşıya kadar yürüdük. Vakit akşamüstü olunca ufaktan evin yoluna koyuldum. Tam çarşının bitimine doğru babama rastladım. Babam cebimde bir şey olduğunu farketmiş olmalı beni yanına çağırdı ve cebindeki ne dedi. Bende çıkardım paketi sigara dedim. Masumdum o zamanlar dedim ya ama bu artık masumluk değil mallık. Kimin bu dedi. Bende o piç kuzenimle aldık dedim. Eve git ben gelene kadar uyuma konuşacağız dedi. Beni aldı bir telaş. Sopa yiyeceğim kesin dedim. Neyse gittim götüm götüm babamı bekliyorum bir baktım o piç kuzenimi de almış gelmiş. Aldı bizi karşısına başladı sormaya. Kimin bu sigara dedi. Bende aynen olan biteni buraya yazdığım gibi anlattım. O piç var ya o azılı piç kaldırdı ne dedi biliyor musunuz? Sözde ben almışım onu da çağırmışım. Bak bak piçe bak. Ulan göt ulan tirayaki pezo beni mi dövdüreceksin babama? Zaten babam o götün ne mal olduğunu bildiği için iki tane tokat salladı  buna ve bir daha benimle görüşürse ağzını burnunu kıracağını söyledi ama zaten tokat sonrası babam cümlelerini bitiremeden evden kaçtı deyyus. Bacısının oğluna böyle tokat vuran bana ne yapacak acaba diye düşünüyordum ki babam döndü bana ben o an altıma sıçıyorum tabii. Bana yumuşak bir sesle neden içtin dedi? Ulan ne bileyim lan dedim kendi kendime. Az önce korkudan altına sıçan ben içimden yüreklendim az biraz. Bir an ağzımdan da çıktı sen neden içiyorsun diye sordum babama. Bana bir bakışı vardı az önce altına mecazen sıçan ben altıma gerçekten işedim. Ulan Allah mı bu adam ne bu korku? Bir yerden ağlıyor bir yerden işiyor bir yerden de bağırarak anlatıyorum o piçin yüzünden diye. Neyse annem sonunda girebildi araya yoksa altıma işemenin sonu sıçmaydı. Muhtemelen oturduğum koltuk daha fazla kirlenmesin diye girdi araya zira annem genelde karışmaz. Çünkü o da arada nasibini alacağını bilirdi. Babam o vaziyetime de acımış olacak ki konuyu sonuca bağladı ve bir daha sigara meselesi bu evde konuşulacak olursa ağzımı burnumu çarşamba pazarına çevireceği telkininde bulundu. Herhalde çarşamba pazarı dağınık bir pazardı. Çünkü ağzım burnum dağılacaktı. O günden sonra o göt korkusu ve ağzımın burnumun yerli yerinde kalması için sigara ile uzaktan yakından ilişkim olmadı. Ta ki 2019 yılında cezaevine girene kadar…

O piç o deyyus kuzenimin sigaraya devam etmediğini öğrendim sonraları. Sebebi ne? 3 kuruş para veriyor ya sigaraya onun için bırakmış meğer. Göt işte. Zaten parası gideceğine anası gitsin kafasında bir piçti.

Olan o zaman bana olmuştu altıma işemiştim.

Yorum bırakın