Olmalı mı?

Göbek adınız nedir? Özel bir anlam/önem taşıyor mu?

Zaman zaman günlük istemlere bakıyorum ve bir çoğuna da cevap olarak yazılarıma başladığım vardır. En çok ne zamanları yazıyorum günlük istemlere? Yazmak istediğim ama yazacak bir konu bulamadığımda tabii ki.

Biraz araştırdım göbek adı nedir diye (açtım Google’a baktım ne araştırması sanki nedir yani).

Yazan aynen bu ‘’Göbek adı, yeni doğan bebeğin göbek kordonu kesilirken verilen geleneksel ikinci addır.’’

Hangi devirdeyiz birader? Hastanede veya evde her ne ise göbek bağının keseninin insafına bırakılacak konu mu ya bu? Oldu da göbek bağımı kesen kişi dedi ki adı Tonguç olsun. Ya da Abuzittin ya da Fenasi, ya da Sıpkatullah.

Bir ömür salağın birinin koyduğu isimle mi yaşayacağım? Düşündüm de biraz içim ürperdi be. Allahtan başıma böyle bir iş gelmemiş. 🙂

Neyse konuyu çok dağıtmadan sadede geleyim.

Göbek adım yok. Düşündüm neden olsun ki? Doğmuşum. Birisi ismi şu olsun birisi bu olsun derken çok önemli bir sikimden bireyim ya adı ne olmalı konusu epeyce bir gündem olmuş. Sonra ismime karar vermeye çalışan o üretken bireyler, o zeki, o çevik, o muazzam çalışan kafalar bir sonuca varamamış ve iki ismimden birincisi babamın babasının adı olmuş. Ne kadar bulunmaz ve düşünülmez değil mi? Sözüm ona üreten beyinler bunlar.

Gelelim ikinci ismime. Onu da babamın bir arkadaşı koymuş. Etkili bir arkadaş olacak ki hanımefendi (muhtemelen babamın madigudisi) tayin olup gittikten sonra mektup yazmış oğlun olursa adını bilmem ne koy diye. Babam da ikiletmemiş şak diye ikinci ismimi koymuş. Babamın madqgudisi veya değil Allahtan güzel bir isim de memunum yani. Sanki geleceğin başbakanına isim veriyorlar amına koyayım.

Merak ediyorsunuz değil mi bu adamın adı ne diye?

‘’Çok da sikimizdeydi.’’ dediniz duydum.

Biraz etnik bir ayrımcılık olacak ama Kürt olsaydım göbek adım kesin olurdu. ‘’Ne alakası var lan Kürtlerle?’’ sorusu soruluyor şu anda zihinlerde. Malum gündem garibim Kürtler üzerine kuruluyor şu dönemde. Kürtler aşağı Kürtler yukarı. Düşün şu Kürtlerin artık yakasından be birader. Salın şu adamları yeter artık ya.

Güneydoğu’da görev yaptığım zamanlarda en çok karşılaştığım şeydi bu göbek adı meselesi. Adamın resmi adı var ama halk ona başka bir isimle hitap ediyor. Örneğin adamın adı Fahri ama halk ona Veysi diyor. Hayır yani lakap da değil ki…

Bu duruma benzer çok fazla insanla tanıştım. Hatta sordum da bir yerden sonra ‘’Adamın adı Fahri siz niye bu adama Veysi diyorsunuz?’’ diye. Aldığım cevap komik ‘’Ne bilelim öyle demişler biz de öyle diyoruz.”

Bu nasıl iş lan. Bırak diğer insanları adamın kendisine soruyorum ‘’Neden böyle?’’ diye o bile bilmiyor bu ismin ona nasıl takıldığını. Mevzu Kürtler olunca kod adı meselesine varmıyor değil hani konu.

Doğar doğmaz hemen resmi ismi veriliyor sonra bir de göbek adı denilebilecek bir kod adı.

Olur da dağa falan çıkarsa kod adı şimdiden hazır olsun. 🙂

Kod adı deyince akıllarda hemen Ahmet KAYA’nın Kod Adı Bahtiyar türküsü çalıyor.

Nasıl giriyordu Ahmet KAYA konserde türküye

‘’Bahtiyar sizi çok severdi ve Bahtiyarlar sizi çok çok seviyorlar.’’

Bahtiyar kim? Diğer Bahtiyarlar kim? Beni ne tanıyor da seviyor. Beni anam babam sevmiyor belki Bahtiyar neden sevsin beni?

Gelgelim adı mı göbek adı mı kod adı mı Bahtiyar olanlar beni seviyor?

Sokakta denk geldiğim ilk Bahtiyar’a soracağım ‘’Beni seviyor musun?’’diye. Alacağım cevap en hafifinden şu olur:

‘’Kimsin lan sen göt? Ilık mısın lan sen? Siktir git başımı belaya sokma benim.’’

Dayak yemeden kurtulursam ne ala.

Konuyu da ne dağıttım ama ya. Kafa beyin durmuyor ki oradan oraya bağlantı…

Evet cevap veriyorum Göbek adım yok.

Olsaydı ne mi olurdu? (Sikeyim ya nasıl bir soru sorduysam yarım saattir düşünüyorum.)

Göbek adım olsaydı….

Çektiğim dertlere kederlere odaklanırsam ‘’EFKÂR’’

Çektiğim dertlerin üstesinden gelişime bakılırsa ‘’DEMİR’’

Yorum bırakın