Beş yaşındayken, büyüdüğünüzde ne olmak istiyordunuz?
Malum yaş ilerledikçe geçmişi karıştıran sorular veya geçmişe dönmemizi zorunlu kılan durumlar benim için hep tatlı olmuştur. Geçmişe dönmek beni her zaman mutlu etmiştir. Kimi insan geçmişte yaşadığı acı dolu, mutsuzlukla örülü, depresif durumlar yaşadığı zamanları hatırlamamak için geçmişi unutmayı ve bir daha dönmemeyi seçer. Ben öyle değilim.
Ben geçmişiyle her zaman barışık bir halde yaşamış bir insanım.
Çok mu güzel şeyler yaşadım geçmişte? Elbette hayır. Güzel olanların sayısından çok fazla sayıda zor günler geçirdim aslına bakarsanız.
Bir soru geldi aklıma.
Geçmişi unutmayı seçersek geleceğe nasıl bakacağız?
Geçmişte ayağımıza takılan taşları unutursak gelecekte yine aynı taşlara takılmaz mıyız?
Yine düşmez miyiz?
Yine dizlerimiz kanamaz mı?
Yine canımız yanmaz mı aynı yerden?
Yok yok biraz düşündüm de ben geçmişi unutmak istemem. Hatta en ince ayrıntısına kadar hatırlamak isterim. Bırakın üstüme çullanan insanları, içine düştüğüm çukurları ve takılıp düştüğüm taşları bana atılan ne bir hoş bakışı ne de ters bir bakışı unutmak istemem. Ne kötü söz söyleyeni ne de güzel bir söz söyleyeni atmam o çöplüğe bir daha geri getirmemek üzere.
Kült olmuş kral bir söz vardır.
‘’BEN, BANA YAPILAN İYİLİĞİ DE UNUTMAM KÖTÜLÜĞÜ DE.’’
Bir insan hem iyilik hem de kötülük yapmıştır bana. Bu insanların sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur hayatımda.
Ben ne yapmışımdır karşılık olarak?
İyi olanların hatırını hep bilmişimdir ama kötü olanların da hesabını sormuşumdur elimden geldiğince.
İYİ İLE KÖTÜYÜ AYIRMIŞIMDIR.
Ne iyiliklere bakıp kötülükleri unutmuş ne de kötülüklere bakıp iyilikleri yok saymışımdır.
Ya konumuz bu değildi biliyorum ama geçmiş deyince bende akan sular duruluyor işte.
‘’Beş yaşındayken, büyüdüğünüzde ne olmak istiyordunuz?’’ soru buydu değil mi?
O yaşlarda ve sonraki yaşlarımda hatta şimdi bile ne olmak istediğim konusunda somut bir karar vermiş değilim. Belki yarın geberip gideceğim hala bir karara varmış değilim.
Yalnız kendimi bildim bileli şunu çok iyi biliyordum.
Ben mutlu olmak istiyordum.
Yanında olduğum ve durduğum insanlar, onlara ne verdiklerime bakmadan, onlara ne sağlıyorum bunları düşünmeden benim mutlu olmamı istesinler istiyordum.
Kendi hesaplarına değil lanet olası bana bakıp mutlu olsun demelerini istiyordum.
Gün olur, güneş benim için son kez batar ve ben isteğimin yerine getirilmemişliği ile toprağa gömülür çürür giderim.
Herkes yine kendi hesabına devam eder.


Yorum bırakın